ÜLKÜ ARIOĞLU RÖPORTAJI

 Mühendislik üzerine kişisel deneyimleriniz ve görüşleriniz?

  Matematik ve fiziği severdim.

İnşaat mühendisliği dinamik bir meslektir. Çok yönlüdür. 1958’ de liseyi bitirdiğimde zor sınavlarla İTÜ inşaata tek kız olarak girdim. Sınıfta tek kız olmak biraz pasifleştiriyor kişiyi. Kız lisesinde çok korunan bir yapı içindeydim. Ama ailem özellikle babam, demokrat bir insandı ve kendi ayaklarımızın üzerinde duracak şekilde bizi büyüttü, o yüzden sıkıntı çekmedim. Daha çok seviliyorsunuz, zamanla erkekler sınıfının sosyal düzenlemesinin merkezine geldim. Bundan da çok memnunum. Bugün kendimi en çok bağlı hissettiğim yer Teknik Üniversite’dir.

   Üniversitemiz ve mezunlarımızın çabaları

  Bir gün bana Faruk Karadoğan’dan “60.000 olduğunu bildiğimiz İTÜ Mezunlarını bir platformda toplamamızda ilk adımı atar mısınız?” önerisi geldi. Faruk Bey’ in görevlendirdiği Sevgi İnce bu öneriyi iletti. “1963 mezunlarını başarıyla bir araya getirdiğiniz gibi bu misyonu da gerçekleştirirsiniz” dedi.  “Bir grup olursak daha rahat gerçekleştirebiliriz” dedim ve bir “Mezunlar Danışma Grubu” oluşturdum. Benden genç ve yaşlılardan oluşan bu grubu oluşturan kişileri tanımak bile bir şans benim için.

 20 kişiye varan Fikret Keskinel, Günay Özmen, Şenol Utku, Güven Ünal, değişik fakültelerden ve dönemlerden  olan birçok değerli insan var bu grupta.

 Mezun Derneklerimiz, vakıflarımız da var, üniversitemiz kursun dedik Mezunlar Konseyinin sekretaryasını. Mezunlar konseyi grubunun bir özelliği de Üniversite’ ye bağlı olması çünkü öğrenciye yakın olmak istiyoruz.

Böylece üniversite için çalışan bu konseyi kurduk. Bu Faruk Karadoğan’ ın Yönetim Kurulu tarafından “Mezunlar Üst Kurulu” adıyla oylandı. Şimdi konsey gibi çalıştığı için adına konsey diyoruz. Üniversitemize hizmet etmek için kurulduk, her anlamda yanında ve amaçlarına destek olmak için varız.

Öğrenci mezun olurken, diplomasını almadan bu mezun ofisine irtibat bilgilerini bırakmak zorunda. Mezunlar Derneklerimizle İTÜ Evi yapalım, mezunlar öğrencilerimizle sık sık bir araya gelsinler istedik. Sizin faaliyetlerinize de ev sahipliği yapacak daha geniş bir mekanı hedefliyoruz. Mezun söyleşileri olsun diye; bu sene bu hedefe (İTÜ Evi) yöneldik Mezunlar Konseyi olarak yılda iki kere toplanıyoruz. Ekim ve Nisan aylarında hedefleri belirliyoruz. Biz şu anda orada Yürütme Kurulu olarak görev yapıyoruz. Yıl boyunca çalışmaları yürütecek bir İcra Organı oluşturduk. Konsey Başkanı Rektördür. Ben Yürütme Kurulu Başkanıyım. Rektörümüz toplantılarımıza önderlik ediyor. Mezunlar Konseyimize bütünsellik açısından sağladıkları katkılar için Rektörlerimize müteşekkiriz.

Konseyde eski Rektörlerimiz doğal üyedir, toplantılarımıza katılırlar. Çünkü Üniversite öğrencisi de, mezunu da Üniversite’de bir bütünlük görmek istiyor. Birlikteliğin devamı, önceki Rektörün tecrübesi, yeni Rektörün yapma kudretine anlamlı katkılar sağlar. Bunu sağlayacak ortamda ayrıca yeni mezunlarımız da bulunmakta. Yürütme Kurulunun Başkanlığının da 4 yıl ile sınırlı olması ve vizyonu ile isteği olan bir arkadaşa devrinden yanayım. Danışman olarak Konseyde maddi manevi elimden ne geliyorsa hizmete de devam ederim. Üniversitemiz için bunu yapmam lazım.

Konsey toplantılarımızda Şenol Utku Yurtdışı deneyimleri ile bizleri bilgilendirir. Akademik çalışmalar, idari, mali çalışmalar bir de mezunlarımızın maddi ve manevi anlamda üniversiteye, öğrenciye maddi ya da manevi katkıları gerekmekte. Bu sistemi halka halka genişletmek için son yürütme kurulu toplantımızda alınan kararlardan biri de İstanbul dışındaki mezun derneklerimizi ziyaret edip, her yıl ve branştan mezunlarla tanışmak ve ilgilerini Üniversitemiz ve mezunlarına yönlendirmek amacımız.

Bizim Irmak okullarının dört yıl önceki birincisi İTÜ Mimarlık bölümünü bitirdi. Konseyimizde de yer alan; Gülce Kumtar grup şirketimizde çalışıyor. Birçok öğrenci Yapı Merkezi’nde staj yapıyor.

  Grubunuza dair projeler

 Kazlıçeşme’den girip Göztepeden çıkan lastik tekerli araçlar için boğazı geçme projemiz (Yap-işlet-devret modelinde) var heyecanla bekliyoruz. Türkiye’de yap-işlet-devret modeli ile bir seferde gerçekleştirilecek bu en büyük proje ile iki kıta, denizin altından bir karayolu tüneli ile birbirine bağlanacak.

Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Demiryolları, Limanlar ve Havameydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü'nce (DLH) yap-işlet-devret modeli ile yapılacak Karayolu Boğaz Karayolu Tünel Geçişi Projesi ihalesini Yapı Merkezi ile Güney Kore'den SKEC-Samwhan-Hansin-Namkwang-Kukdong şirketlerinden oluşan TKJV Türk-Kore Ortak Girişimi olarak kazandmıştık bu işi.

Yaklaşık 1 milyar dolara malolması beklenen ve lastik tekerlekli araçların kullanacağı tünel geçişi, Türk-Kore ortak girişimi tarafından 4 yıl 7 ayda tamamlanacak. Projeninin inşaat aşaması dahil toplam işletme süresi ise 30 yıl 6 ay 9 gün olacak.

  Meslek yolculuğunuzu kısaca anlatır mısınız?

 Betonarmeden mezun, statik hesap yapan bir mühendis (Ersin Arıoğlu) ile birlikte çok güzel projelere imza atmak fırsatı buldum.

Çocuklarımı büyütmek için bir ara verdim. Tekrar işe dönüşümde de beton laboratuarını yöneterek işe başladım. “Beton mix” enteresandı. Betonu çok seviyorum, 50 yıldır bir uzman gibi çalışmak, proje yönetmek, bu konuda proje yapmak beni mutlu ediyor.

   Personel Politikalarınız nasıl?

  İnsan kaynaklarımızın sorumlusu; Arzu Uğur doktora yapmış, şantiyeleri tanımak için dolaşmış bir İTÜ’lüdür. Şantiye, planlama, teknik bölümlerimizde 80 İTÜ’lü var. İnsan Kaynakları bölümümüzü kendi kriterlerine göre seçiminde özgür bırakıyoruz.

Lisede de baş mümessil seçilmemde de ana etken; ters olmayan, yumuşak lider kişiliğimdi. Takım çalışmasını hep sevdim.

12 yıl Beton Laboratuarında çalıştım. Proje yönetimini seviyorum. Irmak okulları çok sevdiğim bir projeydi. İş bitirme motivasyonumda iş sürerken meydana gelen duraklamaları takıma çözdürmek liderlik özelliklerimdendir. Mesela şirketim bir okul yapacağız dediği vakit sekiz aylık bir süre vardı. Sekiz ayda natamam bir inşaatı alarak tamamladık, Eğitime açtık. İyi danışmanlarla çalıştım, takım çalışmasının yanı sıra arkamda Yapı Merkezi vardı. Bu fırsatları veren eşime, sınıf arkadaşım Ersin Arıoğlu’ na teşekkür ederim.

   Mezun Olacak Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

  Okul bitirirken mutlaka yabancı dil bilip, bilgisayarı çok iyi kullanması vardır. Akademisyen olabilir, dizayn yapacaksa (taşıyıcı sistemleri bilmek zorunda), inşaat mühendisi olacaksa (statik bilmek zorunda), makine mühendisi olacaksa (pis su, temiz su giderleri  gibi tamamlayıcı  bütün fonksiyonlardan anlamak zorunda), elektrik mühendisi (aydınlatma bilmeli mesela). Şantiyede proje yönetecek adamın istatistik bilmesi lazım. Usta çırak ilişkilerinden de ders alarak gideceği yöne gidebilmesini temin etmesi lazım.

   Bugün Üniversiteye girecek olsanız ne tahsili yapmak isterdiniz?

  Bugün yeniden başlasam daha çok erken yaşta üretime yönelirdim. Irmak okullarında Yönetim Kurulu üyesiyim, Kurucu temsilcisiyim. Yapı Merkezi ve Vakfın %50-50 ortaklığıyla yönetilen bir kurumdur. 4-18 yaş arasına yayılan bütünleşik bir eğitim veriyor. Binamız “Yarının Okulları” kataloğunda yer aldı. Eğitim programında size gelen öğrencilerin kapasitesi önemli. Irmak okulları, 15. yılını tamamlıyor. Yaratıcı ve farkındalığı yüksek insan yetiştiriyor. Bu gelişimde Ersin Arıoğlu’nun vizyonu önemli, inisiyatifler onundur.

   İş hayatında üst düzey statüyü korumanın ve iş geliştirmenin sırları?

  Yapı Merkezi 50. yılına geliyor. 1965 yılında tasarı merkezi olarak kuruldu. 1969 yılında uygulama da yapacağım dedi(müteahhitlik demedi). Sanayi siteleri yapmaya başladı. 1978 yılında prefabrikasyon şirketini kurdu. Akıllı inşaat yönetimi bize ön üretimde uygulamalar yapmanın önemini gösterdi. Bu gelişmeye neden olan faktörlerden biri oldu.

Daha sonra 1981 de biraz Turizme girdik, bize çok hitap etmedi.

Suborda su borusu yapıyoruz, üretimimizin %75 ini ihraç ediyoruz. Şirket prefabrikasyon ürünleriyle büyüdü. Tabii ki toplumsal sorumluluğa çok önem verdiğimiz için raylı sistem işine girdik. Şirket 1965 de kuruldu, iki düsturu vardı;

Topluma hizmet etmek için varız ve çağımıza karşı sorumluyuz.

Araştırma geliştirmeye önem veriyoruz. Cam elyaflı betonlar yapıyoruz. Yeni ürünler tasarlıyoruz. Uzun soluklu yaşamak için kaliteden ödün vermemek lazım.

   Şirketinizin performans kriterleri neler?

  İnsan kaynakları ve mali kadrolar şirketimizi daha ileriye götürecek ekiplerimiz. Şirketimizin ortaklarından biri kurucu ortak değildir. Yöneticilerimizi de şirkete ortak yapmak isteriz. 1978 yılında kurduğumuz Yapı Merkezi Prefabrikasyon A.Ş.; inşaatta kalite – hız ve ekonomiyi amaç edinmiştir. Kurulduğu günden bugüne kadar, kuruluşunda temel amaç olarak belirlediği *insan mutluluğuna hizmet* ilkesine bağlı kalarak ülkemiz inşaat pazarının gereksinmelerini karşılayacak üstün nitelikli ürünler geliştirmiş ve pazara sunmuştur. Ürün çeşitlemesi ve yatırımlarında kalite ve verimliliği evrensel ölçüler içinde gerçekleştirmektedir.

Yapı Merkezi Prefabrikasyon'un kendi içinde geliştirdiği kalite güvence sistemi, Ekim 1994’te TSE tarafından ISO 9001 ile belgelendirilmiştir. İnşaat ve Prefabrikasyondaki öncülüğünü inşaat sektöründe ilk alınan ISO 9001 ile de sürdürmektedir. Prefabrikasyonun okuludur adeta ama Türkiye’ de değeri anlaşılamamıştır. Belki katma değeri çok yüksek değildir. Devlet kuruluşlarına yeteri kadar giremedi prefabrikasyon. Belediye şirketleri çevre düzenlemelerinde kendileri üretici olarak dahil oluyorlar. Eğer hakikaten okullara bunları versek tamir bakım maliyetleri minimize olacak neredeyse 100 yıl tamiratı unutacaklar. Enerji korunumlu yeni binalardır Pop-tech ile yapılan binalar. Şimdi bu tekniği anlatmaya çalışıyoruz.  Pop-tech sistemi Yapı Merkezi prefabrikasyonun ürettiği; beton bloklarla izolasyonlu döşeme elemanlarının birlikte kullanıldığı pop-tech sistemi bizim yapı blok ve panel fonlu bileşimimizden oluşmuştur. Patenti bize ait olan bir yapım teknolojisidir ve bunu paylaşmak istiyoruz. Gayrimenkul ya da yatırımlarımızda kullandığımız gibi ekonomik konut için de çok uygun. Bakım istemiyor ve enerji açısından optimum çözümleri sunuyor. Eğitim kurumları için çok uygun Irmak okullarının bir bölümü klasik bir yöntemle inşa edilmiştir. Çünkü yarısındaydı gerisini bu teknoloji ile tamamladık.

Bina cephelerinde estetik ürünler de tasarlıyoruz. Estetik duygu çok önemli.

İnovasyon grubumuzun biri merkezde başında İTÜ’lü Prof. Ergin Arıoğlu var. Üç kişi çalışır. Prefabrikasyon şirketinde de 5 kişilik bir inovasyon grubumuz var.

   Kendi İşini kurmak isteyenlere önerileriniz

  Kendi işinizi kurmanın yolları cesaretle kurulur. Sermaye olarak akıl ve emeği ile kurdu. Cesaret ve vizyon insana ve emeğine saygı ile birlikte iyi iş üretmek motive çok önemli. Birlikte ailece öğreniyoruz.

   Mezun olacak öğrencilere ne önerirsiniz?   

  Değerli öğrenme dönemlerinin her dakikasını  üniversitedeki bütün imkanlardan yaralanmaya ayırmalılar. Kulüp çalışmalarında yer almalılar, etkinlik organizasyonları bir projedir mutlaka yer almalılar.İngilizce öğrenmeliler. Üniversiteyi bitiren her çocuk İngilizceyi de çok iyi kullanabilmeli ama henüz mühendisliği öğrenme döneminde iken meslek derslerinden ingilizce imtihan vermek anlamında olmamalı bu.  Bugün dünya küçüldü, bilgisayar kullanmalı insan, ilişkilerini öğrenmeli mesleğinde eğitimini sürdürmeli, stajlar öğrenmeyi yapmaya dönüştürmenin bir yoludur. Pratik çok önemli üniversite ile öğrenme bitmez. Mesleği uygulamayı öğrenmek lazım.

Stajları çok iyi değerlendirmeli, mezunların projelerini takip edip onların içinde yer almaya çalışmak, işi de hazır olur buralara girip çalışır.

    Şirketinizin Ödüllendirme Kriterleri nelerdir?

  Takdir ve teşekkür en azından bir sevinci paylaşıyoruz. Burs veriyoruz, çalışanlarımızın çocuklarının eğitim masraflarına destek oluyoruz, lise ve üniversite eğitimleri için. İTÜ, Boğaziçi, Yıldız öğrencilerine ve ODTÜlü öğrencilere(mühendis ve işletme olarak) burs veriyoruz. Stajlarımız çok programlarımız hayati öneme haiz, okurken çalışmak isteyen öğrencilere de açığız. Meslek içi eğitimlerle kariyer planlaması yapmaya çalışıyoruz. Performans sistemimiz var ücretlerimizin içine bu da katılıyor.

Prefabrikasyon için de ilk defa bu yıl fark yarana projeler ödüllendirildi. Farklı alanlardı. Yeni bir ürün yaptı birinci, ikinci de hattı verimli hale getirdi.

Çalışanlarımızın geliri bir düzeyin altındakilere destek veriyoruz(Başarılı çocuklar 3–4 arası ortalamalı çocuklar). Yozlaşan değerlere rağmen gençlere bakıp geleceğin dinamizmini hissediyorum.

Öğrenci kulüplerinde çalışan dönem arkadaşlarım ve ailem, okul eğitim kurumlarını öğrenmeye çalışıyorum, torunlarımı izleyerek çok şey öğreniyorum. Onlarla birlikte öğreniyorum.

   İş hayatında üst düzey statüyü korumanın ve iş geliştirmenin sırları?

  Yapı Merkezi 50. yılına geliyor. 1965 yılında tasarı merkezi olarak kuruldu. 1969 yılında uygulama da yapacağım dedi(müteahhitlik demedi). Sanayi siteleri yapmaya başladı. 1978 yılında prefabrikasyon şirketini kurdu. Akıllı inşaat yönetimi bize ön üretimde uygulamalar yapmanın önemini gösterdi. Bu gelişmeye neden olan faktörlerden biri oldu.

Daha sonra 1981 de biraz Turizme girdik, bize çok hitap etmedi.

Suborda su borusu yapıyoruz, üretimimizin %75 ini ihraç ediyoruz. Şirket prefabrikasyon ürünleriyle büyüdü. Tabii ki toplumsal sorumluluğa çok önem verdiğimiz için raylı sistem işine girdik. Şirket 1965 de kuruldu, iki düsturu vardı;

Topluma hizmet etmek için varız ve çağımıza karşı sorumluyuz.

Araştırma geliştirmeye önem veriyoruz. Cam elyaflı betonlar yapıyoruz. Yeni ürünler tasarlıyoruz. Uzun soluklu yaşamak için kaliteden ödün vermemek lazım.

 Kısaca Tarihçemiz: Yapı Merkezi, 1965 yılında "insanlığa mutluluk ortamı yaratarak hizmet edecek çağdaş yapı projelerini üretmek ve inşaatlarını gerçekleştirmek" amacıyla kurulmuştur. 

  Yapı Merkezi Grubunun ilk ve en büyük şirketi olan Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş. pek çok bina ve ağır inşaat projesinin tasarımını ve inşaatını gerçekleştirmiştir. 1980 yılından bu yana, özellikle Cezayir, Kuveyt, Rusya, Dubai ve Sudan olmak üzere yurt dışında da tasarım ve inşaat işleri yüklenmeye başlamıştır. 

1978 yılında, prefabrikasyon tecrübe ve know-how birikimiyle kurulan Yapı Merkezi Prefabrikasyon A.Ş. Türkiye'de inşaat sektöründe ISO 9001 Kalite Güvence Belgesini alan ilk kuruluş olmuştur. 

Yapı Merkezi, 1987 yılında, öngerme teknolojisinde lider konumundaki Freyssinet International ile ortak olarak Freysaş şirketini kurmuştur. Freysaş, kısa zamanda ön germe, ard germe, ağır kaldırma ve zemin ankrajları gibi ileri inşaat teknolojilerini içeren muhtelif projelerini başarıyla tatbik etmiştir. 

1994'de, kaliteli ve konforlu konutlar üretmek üzere Yapı Konut Gruba katılmış ve Çamkonaklar, Sokullu Evleri, NP12 Evleri, Şişli Plaza ve Arkeon Evleri gibi iddialı projelere başarılı imzalar atmıştır. 

1995'de, Eğitim sektöründe Nitelikli Eğitim Kurumları A.Ş. (NEKAŞ) kurulmuş ve Irmak Okulları açılmıştır. Türkiye'de uluslararası ISO 9002 belgesini ilk olarak elde eden okul sıfatını kazanan Irmak Okulları kendi alanındaki özgün faaliyetlerini sürdürmektedir. 

1996 yılında ise Grubun yüksek teknolojili kompozit inşaat malzemeleri üretmek hedefi çerçevesinde SUBOR Boru Sanayi A.Ş. kurulmuştur. Yüzde elli sermayesi "Amiantit Grubuna" ait olan SUBOR bugün ülkemizde CTP boru imalatında lider konumdadır. 

Grubun Raylı Sistem tecrübesinden istifadeyle ve devamlı artan şehiriçi ve şehirlerarası demiryolu ulaşımı talebi dikkate alınarak 1998'de Yapıray Gruba katılmıştır. Yapıray, demiryolu sistemleri ile ilgili tasarım, inşaat ve işletme hizmetleri vermektedir. 

Son olarak 1998 yılı sonlarında daha randımanlı mali ve idari bir yapı kurulması ve Grup kültürünün güçlendirilmesi stratejileri çerçevesinde Yapı Merkezi Holding kurulmuştur. 

2010 yılında, 45’inci faaliyet yılını sürdüren Yapı Merkezi; kurduğu şirketlerle özellikle ulaşım sistemleri; kent içi raylı sistemler; tüneller, köprüler, viyadükler; endüstriyel ve genel hizmet yapıları; toplu konutlar ve kent planlamaları, su toplama ve temin sistemleri; restorasyon, güçlendirme ve onarım işleri ile ilgili yurtiçinde ve dışında sayısız projeyi başarı ile hayata geçirmiştir. 

Bugün İstanbul’da çalışan raylı sistemlerin çoğu Yapı Merkezi tarafından inşa edilmiştir. İzmir Metrosu, Eskişehir ve Kayseri Raylı Sistemleri, Taksim-Tünel Nostaljik Tramvayı, Konya ve Antalya Tramvayı Yapı Merkezi’nin anahtar teslimi projelerinden örneklerdir. UITP Uluslararası Toplu Taşın Birliği’nin 2004 Dünya Raylı Sistem Ödülü, Yapı Merkezi’nin Estram (Eskişehir Raylı Sistemi) projesiyle Türkiye’ye verilmiştir. 

Ray teknolojileri ve sinyalizasyon konusunda da Yapı Merkezi dünya markası olma yolundadır. YAPI MERKEZİ ile Japon ortakları Mitsubishi, Obayashi ve Kajima’nın oluşturduğu Konsorsiyum; Dubai Metrosu’nun birinci aşaması olan Kırmızı Hat’tı tamamlayarak 9 Eylül’de işletmeye açtı. Cezayir Raylı Sistem projeleri devam etmekte olan uluslararası projelerdir. Ankara-Konya Hızlı Tren projesi de raylı sistem deneyiminin yeni halkası olacaktır. 

2005’te yeni bir uzmanlık alanı köprüler olarak seçilmiş ve Sudan-Hartum’da El Mek Nimir ve Al Halfaia köprüleri başarıyla tamamlanmıştır. 

Türkiye'de 1000 kg/cm² dayanıma sahip betonu ilk olarak üreten Yapı Merkezi Ar-Ge Bölümü bugün, 7 günlük beton dayanımını 3000 kgf/cm2 ye ulaştırmış ve ışık geçiren betonu üretmiştir. 

Yapı Merkezi tüm üretimlerinde daima; toplumun kalkınmasını, dünya uygarlığının gelişmesini, insan mutluluğunu, çalışanlarının ve müşterilerinin memnuniyetini ön planda tutmayı ilke edinmiştir. Aldığı her işi zamanında, bütçesinde ve kalite değerleri içinde bitirmiştir. 

Yapı Merkezi; bilgi birikimine, bilgi işlemeye ve teknoloji geliştirmeye özel önem vermektedir. Mühendislik başarıları yurt içi ve yurt dışı bilimsel çevreler ve iş yaptığı kurumlar ya da devletler tarafından ödüllendirilmiştir. 

     “Mutluluk inşa ederek mutlu oluruz”

 

 

sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor