CAHİT İDİL RÖPORTAJI

1931’de İstanbul’da doğdu. 1950 yılında Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdi. 1955’te İTÜ’den İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1957’de İTÜ Hidroloji Enstitüsü’nden Hidrogeolog olarak mezun oldu. 1957-1962’de DSİ Yeraltı Suları Dairesi’nde, Başmühendis, Fen Heyeti Müdürü, Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.1962’den itibaren serbest çalıştı. 1973’te İDİL İnşaat Ticaret A. Ş.’ni kurarak bu şirketin liderliğinde yurtiçinde, yurtdışında taahhüt işleri ve yatırımlar yaptı. İşletme sektörüne girdi. Halen Otomotiv, DışTicaret, Turizm alanlarındaki şirketleri faaliyet halindedir. Rusya Federasyonu’nda %25 hissesine sahip olduğu Stavropol Durujba (Dostluk) Oteli faaliyete geçme aşamasındadır.

1998’de Rusya Federasyonu Özerk Cumhuriyeti, Başkortostan Cumhurbaşkanlığı kararı ile “Başkortostan Cumhuriyeti Şeref Belgesi” aldı. 1998’de İTÜ’ye katkıların sebebi ile kendisine Şükran Plaketi verildi.

İş hayatı boyunca kalite ve sürat bakımından olağanüstü titizliği, birçok işi sözleşmede belirtilen süreden de erken teslim etmesi neticesinde tebrik ve teşekkür mektupları almıştır. Sn Seyhan İDİL ile evli, iki çocuk ve üç torun sahibidir.

İTÜ Mezunlar Derneği’nin kurucu üyesisiniz. Yönetim kurulunda bulundunuz. Yönetim kurulu başkanlığı da yaptınız. İlk yıllar nasıl geçti?

Çok şerefli ve köklü bir geçmişi olan İTÜ’de tahsil yıllarında her öğrencide, okula, öğretim görevlilerine, üniversite arkadaşlarına sevgi, saygı duyguları gelişir, kısaca İTÜ’lilik ruhu oluşur. Bu ruh mezuniyetten sonra da ölünceye kadar devam eder. Bu ruhun üniversitenin yararına da bir fonksiyon olması gerekiyordu. Batı’da eğitim kuruluşlarının, birçok gruplarca desteklendiğini, her üniversiteye devletten çok sivil toplum örgütlerince destek verildiğini görmekteyiz. İTÜ’mizin mezunlar topluluğunun münferit ve yaygın sevgi, saygı dayanışma potansiyelinin organize olarak güçlü odaklarından biri olmak, bir dernek şemsiyesi altında birleşmek düşüncesi ile harekete geçildi. Bizden önceki ve sonraki mezun arkadaş ve kardeşlerimiz ile bu girişime katılmış olmaktan gurur duymaktayız.

İlk yıllarda çalışmalarımız daha fazla İTÜ mezunlarının derneğimize katılımını temin etmek için gayretler içinde geçti. Yurdumuzda 50.000 civarında İTÜ mezununun olduğunu biliyoruz. Şu anda da en büyük çaba üye sayısını arttırmak için sarf edilmektedir. Derneğin bütçesinin geliştirilmesi bina ve lokal temini için çalışmalar yapıldı. Son yıllarda “Mühendishane”nin açılabilmesi, o zamandan beri süre gelen çalışmaların ürünü olmuştur. Mühendishane projesinin tamamının hizmete girmesi ve spor ve sosyal aktivitelerin başlaması ile kendi ayakları üzerinde durabilen İTÜ Mezunları Derneği en büyük amacına ulaşmış olacaktır. İTÜ Mezunları Derneği’nin her gün sayıları artmakta olan üyelerine kaynaştırıcı, bağlayıcı, moral ve sağlık imkanları sunan tesislerinin tamamlanmasında sevinç ve gurur duymaktayız.

1999 yılında, Türk taahhüt sektöründe neler olacak? Ekonomik durum üzerinde neler düşünüyorsunuz?

 

Evvelki yıllardan gelen yüksek kalkınma hızı 1998 yılında düştü. 1999 yılında enflasyonla mücadele devam edecektir. Özelleştirme işlerinde daha iyi bir sonuç beklenebilir. Yap-İşlet-Devret sistemleri uygulamaya daha fazla sokulmalı. Bütçede az para ayrıldığından devlet ihalelerinde ve eski işlerin tahsisatında düzelme beklenemez. Talep çokluğu nedeni ile müteahhitlerin kıran kırana ihalelere girmeleri neticesinde yüksek tenzilatlar ile işlerin müteahhitlere verilmesi kötü sonuçlar getirecektir. Buna engel olucu tedbirler henüz alınmadı. Bu gidişle alınamaz da.

İç ve dış borçların baskısına karşı koymak üzere devletin yüksek faizle tekrar borçlandığı, Türk Lirasının değerinin gerçek değerinin üstünde tutulduğu, tasarrufların Türk Lirası olarak bankada yüksek faizli mevduat hesaplarında tutulduğu, bankalarca da devlete borç verilmek sureti ile değerlendirildiği müddetçe inşaat ve sanayi yatırımları bu yıl da yetersiz kalacaktır. Yatırımın değil rantiyeciliğin teşvik edildiği bu uygulamadan devletin en kısa sürede kurtulması şarttır. KİT’lerin ve devlet bankalarının politika ve çıkar amaçları ile kullanılması artık herkesçe olağan sayılıyor. Özelleştirme işlerinin süratlendirilmesi ve devletçiliğin bir an evvel terk edilmesi namuslu vatandaşların menfaatlerini korumak için yapılacak en yararlı iştir.

Anayasamızdaki partiler demokrasisi sistemi uygulamada parti başkanlığı hakimiyeti sistemine dönüşmüştür. Millet olarak kullandığımız oylar sadece parti başkanlarına vekalet fonksiyonunu yerine getiriyor.

1999 yılına girerken İDİL’in yurt dışında ve yurt içinde devam eden işleri ne durumda? Neler yapıyorsunuz?

İDİL’in Rusya Federasyonu’nun 5 bölgesinde devam eden işlerinin kontrat sayısı 16’dır. Sözleşme değerleri toplamı 250 milyon Doların üzerindedir. Ayrıca Rusya Federasyonu’nun dışında Kazakistan, Romanya, Özbekistan’da devam eden işlerin kontrat değerleri 50 milyon Dolar üzerindedir. Rusya Federasyonu’nda kendi yatırımlarımız olarak konut ve iş merkezi, otel, süpermarket binaları, doğramalık, ev kalıplık kereste, ahşap doğrama, dekorasyon ve mobilya üretimleri yapan fabrikalarımız, PVC doğrama atölyelerimiz, fast-food tesislerimiz, ticari işletmelerimiz vardır.

Yurt içindeki taahhüt işlerimiz (İzmir), Karşıyaka, Çiğli, Atıksu Pompaj İstasyonları kabul safhasındadır. Torbalı’da Philsa Sigara Fabrikası İnşaatı bitmek üzeredir. Her zaman hizmete hazır tutmayı görev saydığım bir İDİL İnşaat birimi İTÜ Kampüsü ile Taşkışla ve Gümüşsuyu’nda İTÜ’mizin muhtelif işlerini yapmaktadır. Antalya’da Astur Turistik Dinlenme Konutları devam eden taahhüt işlerimizdir. Parti parti, grup grup bitirilmektedir. Bugün Antalya’da ve Ankara’da gayrimenkullerimiz, arsalar ve konutlar ve ticari binalar olarak yatırımlarımız devam etmektedir.

Rusya Federasyonu’ndaki yatırımlardan önceden beri korkuluyordu. Son yıllarda meydana gelen kriz bu korkulara hak verdirdi. Rus insanının zorlukları neler oluyor?

Rusya Federasyonu’nda altyapı, yeraltı kaynakları insan kalitesi, teknik seviye çok yüksek durumda. Ancak evvelki rejimden kalma etkiler kuruluşların yeni organizasyonlara girmelerini önlüyor. Yani organize olamıyorlar. Çalışmalarda hala eski alışkanlık ve usuller ile iş yapmaya çalışıyorlar. Çalışan insanın başarı elde etmesi için gerekli olan serbest girişim ve inisiyatif kullanma içgüdüsünü normal Rus insanı henüz tanımıyor veya inisiyatif avantajını kötü maksat ile kullananlar olabiliyor.

Rusya Federasyonu’nda bu kadar geniş hacimde işleri nasıl aldınız? İhaleler mi yapıyorlar?

Biz işlerimizi genellikle kendimiz kontakt kurarak ve ilişkileri geliştirerek alıyoruz. Bir bölgede bir işe başladıktan sonra, o işi iyi götürüp bitirince başka işler de arka arkaya geliyor. Nitekim bazı bölgelerde bir iş ile başlanılmış, bugün sekizinci işimiz bitirilmiş veya bitirilme durumundadır. Mahalli idareler bizim yaptığımız projelerde en son teknoloji unsurları görünce hayranlıkla başka işler de yaptırmak istemektedirler. Mesela; Uralların yakınındaki bir bölgede, kaplıca-termal tesislerinde her türlü kaliteli malzeme kullandık, projeye bowling, disko, sinema salonları, spor merkezi gibi en modern ve güncel unsurları ilave ettik. Şu anda orada mahalli Özerk Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı ve bakanları her hafta sonu tatillerini geçirmekteler. Bu Cumhuriyet’in başka bir vilayetindeki büyük bir termal otel inşaatını ve modernizasyonunu da hemen bize verdiler. Şimdi o oteli de modern hale getiriyoruz. Her geçen gün artan miktarda mahalli işçi kullanmaktayız!! Kaplıca suyunun kimyasal etkisinden zarar görmeyen Türk malı havuz seramik kaplama malzemeleri de kullanılarak bu tesisi de bitirmek üzereyiz. Bu işimiz bitmeden başka işler de geleceğinden eminim.

Küçük, orta ve büyük ölçekli yatırımlarda yurtdışında ve yurtiçinde epeyce faal olduğunuzu biliyoruz. Bu girişimlerde işler nasıl gidiyor?

Küçük ölçekli yatırımlar İDİL için dışarıda istihdam, halkla ilişkiler ve tanıtım bakımından faydalı oluyor. Maddi risk daha az oluyor. Başarı gelmiyor ise kapatıyorsun. İyi gidiyorsa ileride kendi ayakları üzerinde durabilen bir işletme oluyor. Küçük işletmenin başarısı, dışında duran yöneticilerin kabiliyetlerine bağlı. İnşaatlarımıza da kapı, pencere, dolap üreten marangoz fabrikası veya PVC kapı pencere atölyelerimiz, fast-food işletmelerimiz, inşaat malzemesi satış mağazalarımız, ticaret yapan mahalli şirketlerimiz çalışıyor. Tabii Rusya’daki kriz bunları etkilemedi değil. Şu sıralarda Amerikan Doları’nın Ruble’ye göre değeri 4-5 defa artmasına rağmen, işletmenin satış fiyatlarını arttırmamız mümkün olmuyor. Bu halde dahi dolar bazında satış düzeyi yani eski ciro devam etmedi. Bu durumun düzeleceğini ümit ediyoruz. Zarar edenleri kapatıyoruz.

Kafkasya’nın önemli şehirlerinden Stavropol şehrinde 540 yataklı dört yıldızlı bir otel ve iş merkezi yatırımının ortağıyız. İnşaatını da müteahhit sıfatı ile tamamlamak üzereyiz. Moskova’nın en seçkin mevkiindeki Ostojenka Caddesi’nde 12000 m2 kapalı alanlı Rus Moskova tarihi cephe ve üslubuna uygun mimarisi olan konut ve iş merkezini kendi yatırımımız olarak ve batılı uluslar arası firmalara pazarlanmak üzere bitirme safhasındayız.

Yurtiçinde inşaat dışında birçok sektörde şirketlerimiz var. Dış ticaret, otomotiv, turizm ve işletme sektörlerinde çalışıyoruz. Türk basınında sık sık çok iyi işletildiği hakkında yazılar çıkan ve daima örnek gösterilen Antalya Otogarı’nın işletmesinin İDİL yapmaktadır.

Rusya Federasyonu dışında hangi ülkelerle çalışıyorsunuz?

Romanya’daki Philip Morris Sigara Fabrikası’nı bitirmek üzereyiz. Kazakistan’da Dünya Bankası’nın finanse ettiği iki adet sulama inşaatı işimiz var. Özbekistan’da Alman ve İtalyan şirketleri ile konsorsyum halinde bir taahhüdümüz devam ediyor. Rusya Federasyonu dışında işlerimizi gerçekleştirmek, özellikle Kazakistan’da daha fazla iş almak için çaba gösteriyoruz. Suudi Arabistan’da köprülü kavşaklar, otel, köprü, okul su depoları, cami, kütüphane, muhtelif binalar yaptık. Bu ülkedeki bütün işlerimiz bitti. Yeni işler için takipteyiz.

Dünyanın bütün ülkelerinde bize uygun işleri yapmaya hazırız. En kuvvetli Batılı şirketler ile ortaklık anlaşmalarımız var. En özel ve teknolojik projeleri ikinci müteahhit olarak yaptıra geldiğimiz ve yaptıracağımız yerli ve yabancı taşeronlar ile de çalışıyoruz.

Yurtdışında inşaatlarda kullandığımız malzemeleri genelde Türkiye’den mi getiriyorsunuz?

Bizim en belirgin tutumumuz kalite, zaman ve fonksiyona önem vermemizdir. Muhakkak Türkiye’den götüreceğiz diye ısrarımız olmamakta. Nereden daha ucuz, çabuk ve kaliteli malzeme buluyorsak o ülkeden almaktayız. Türkiye, Avrupa hatta Amerika veya Rusya bizim için fark etmiyor. Malzeme konusunda sıkıntı çekmiyoruz. Bugün Rusya Federasyonu’nda bir iş aldığımızda dünyanın bütün malzeme pazarlama firmaları ayağınıza gelmektedir. Hatta bunlar sizden işe ait verileri alarak projenizin gelişmesine de yardımcı olmaktadırlar. Türk, İsveç, Fin, Avusturya, Alman, İngiliz büyük bir rekabet halindeki firmalar, biz müteahhitleri sıkı şekilde takip etmekteler. Ne kadar güzel ki bizim Türkler pazarlama konusunda da büyük aşama kaydettiler. Neredeyse İtalyanlarla, İngilizlerle yarışıyorlar. Mesela Bükreş’teki fabrika inşaatımız yönetimi fabrika rampalarını Almanya’daki firmanın Türkiye temsilcisinden alıyor. Türk mümessil firması mahalli temsilcilerin kar paylarını dahi ödeyerek bu malı ucuz temin edebiliyor. Tümen Hastane İnşaatı’ndaki 19 ameliyathane için, bu hususta tecrübeli bir İngiliz firmasıyla anlaşmıştık. Fakat ameliyathaneler tam teçhizat bir Bilecik Sanayi Grubu’ndan geldi. Çok kaliteli idi. Ne güzel!…

Yurtdışı çalışmaları birçok yönden, özellikle insanlarımızın sosyal gelişmesine faydalı oluyor değil mi?

Tabii.. Binlerce insanı yurtdışına gönderiyorsunuz. Görgüleri artıyor. Tasarrufları birikiyor. İş tecrübeleri gelişiyor. Çalışma disiplinleri düzeliyor, yerleşiyor. Hem İDİL prensip ve teamülleri ile pişmiş ve yoğrulmuş, hem de uluslar arası işlerdeki kaliteli çalışma şartlarına alışmış kalifiye eleman oluyor. Türkiye’de başarı sağlamanın altyapısı hazırlanmış oluyor. Döndükleri zaman ister İDİL’de çalışsınlar isterlerse kendilerine iş kursunlar başarı şansları artıyor. Yurda döndükten sonra da İDİL’de çalışmak isteyenlere öncelik veriyorum ve yurtdışında emek vermiş olmalarından dolayı aileleri çerçevesinde sahip çıkmaya çalışıyorum. Onların ailelerinin her ferdini topluluğumuzun bir ferdi sayıyorum.

İTÜ Mezunlarına yakınlığınız, sempatiniz biliniyor. İTÜ Mezunlarına kendi kuruluşlarınızda görev için tercih kullanıyor musunuz?

İTÜ Mezunu bir mühendisin bendeki imajı aklıselim, dürüst, çalışkan, yardımsever, özverili, vatan milletini çok seven ve tevazu sahibi olmasıdır. İş hayatımda İTÜ Mezunları benim topluluğumda önemli görevler almışlar ve almaktadırlar. Halen İDİL’de 30’un üstünde İTÜ Mezunu mühendis ve mimar çalışmaktadır. Temel bilgileri iyi ve sağlam olan mezunlarımız teknik hizmetlerde, idari görevlerde başarılı olabilmektedirler. Lisan eksikliği biz İTÜ mezunlarının başlangıçtan beri hissettiğimiz, tartışılmaz hale gelen bir dezavantajımızdır. Sanayi ticaret ve inşaat sektörlerinin ülke haydutlarının uluslar arası platformlara taşması iş hayatına büyük ölçüde yabancılarla sürekli diyalog ve kontakt mecburiyeti getirmiştir. Mühendis için lisans, çalışma hayatının ufkunu genişleten, imkanları arttıran bir faktör olmuştur. Ne güzel ki bizleri yetiştiren ocağımız, üniversitemiz dünyaya açılımın anahtarı olan lisanı yetişenlere yeterince vermek üzere organize olmuştur. Bundan çok memnunuz. Lisan bizim neslin en büyük eksiği idi.

Bu yıl 25’inci kuruluş yıldönümünü yaşayan, yurtdışında ve içinde binlerce çalışanı olan İDİL Topluluğunun başarılı geçmişinde ön planda tuttuğunuz prensipler nelerdir?

İDİL’in şirket haline geliş tarihinden evvelki çalışmaları da hesaba katarsam 37 yılı bulan iş hayatımda risk almayı, mücadele etmeyi, sorumluluklar altına girmeyi tercih ettim. Binlerce mesai arkadaşımın geçim, istihdam imkanlarının oluşması için müşterek çaba olarak gördüğüm şirket ve topluluk çalışmasına severek devam ediyorum.

Beraber çalıştığım mühendis, idareci arkadaşlarımdan dürüst, çalışkan, kaliteli iş yapma, zamanında iş bitirme, uyumlu, kendisi ve çevresi ile barışık, sözünü yerine getiren insanlar olmalarını istedim ve bu konuda ısrarlıyım. Bu davranışlarının dışına çıkma hallerine hoş bakmadım.

Prensipler, ananeler, tecrübeye dayanan ve daima yenilenen yönetmeliklerimizin içinde kalmak kaydı ile bütün çalışanların görevlerinin icap ettiği inisiyatifleri kullanmalarını daima teşvik etmekteyim.

Topluluğumuzun emekçilerine karşı kadirbilirlik duygularım vazgeçemeyeceğim, benim iç dünyamı rahatlatan ve aydınlatan karakterimdir.

Geçen yıl İDİL’in 25’inci yıl kutlamalarımızda, Topluluğumuzda 25, 20, 15, 10 yıl çalışmış olan mesai arkadaşlarımızı onurlandırmaya çalıştık.

Geçirdiğimiz yıllar içinde emek vermiş fakat ne yazık ki vefat etmiş emektarlarımızın aileleri ile bu mutlu günlerimizi paylaşmaya çalıştık. Bu günlere gelişimizin hepimizin gayreti ve özverili çalışmaları sayesinde olduğunu hiç unutmam. Topluluğumuzda kıdemli ve tecrübeli arkadaşlarımızın da yeri ayrıdır. Ancak; genç arkadaşların inisiyatif kullanma ve risk ve sorumluluk almalarına daima fırsat tanıyorum, onların önünü daima açık tutmuşumdur. Türkiye’den başka, Kazakistan, Özbekistan, Rusya Federasyonu, Romanya’da büyük taahhüt işlerimiz var. Yine bu ülkelerde yatırımlarımız, yabancılar ile ortak şirketlerimiz, işletmelerimiz, fabrikalar, atölyeler, ticarethaneler, mülklerimiz var. Her ünitemizin başındaki arkadaşımın ünitenin sahibi gibi yetkisi, sorumluluğu vardır ve o işin karına ortaktır. Ancak zarar eden işin hesabını vermek, başındaki o arkadaşımın sorumluluğundadır. Kar zarar hesaplarını, o işin ortağı yapar ve hesaplarımız şeffaftır.

Kendi hayatınızdan ve kendinizden bahseder misiniz?

İstanbul’da doğdum. Babam ordu mensubu olduğundan çocukluk yıllarım Anadolu’da muhtelif illerde geçti. Orta öğrenim diplomamı Haydarpaşa Lisesi’nden aldım. 1955 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi’ni bitirdim. 1957 yılında Hidrogeoloji Enstitüsü’nü bitirerek Hidrogeolog oldum. 1955-1962 yılları arasında DSİ Genel Müdürlüğü Yer altı Suları Dairesi’nde başmühendis, Fen Heyeti Müdürü ve Başkan Yardımcısı görevlerinde bulundum. 1962-1973 yılları arasında kendi adıma müteahhitlik işleri yaptım. 1973 yılında İDİL İnşaat A. Ş.’ni aile şirketi olarak kurdum. O günden beri lider şirket İDİL İnşaat olmak üzere, dış ticaret, otomotiv, turizm, sanayi sektörlerini kapsayan şirketler topluluğu yapısı içinde birçok taahhütler, girişimler ve yatırımlar gerçekleştirdik. Bugünlere geldik.

Kendimden bahsetmeye gelince hiç alışmadığım yapmadığım şeydir. Çocukluktan beri ön planda görünmeyi sevmedim. İş hayatımda da bunun aksi gerekmekte ise de ben kendi ailem ve zevklerim ile baş başa, kendi özel hayatımı sürdürmeyi tercih ediyorum. Belirli yaşa geldik. Bundan sonra daha da mazbut yaşamamız lazım. Çalışmak ve seyahatler zamanımın çoğunu alıyor zaten. Biraz şiir yazıyordum gençliğimde. Şimdi boş vakitlerde biraz kitap, biraz spor, biraz da tavla oyunu var.

 

sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor sponsor